Günümüzde insanlar artık zayıflarken kendilerine yardımcı birçok destek kullanmaktadır. Bunlarda günümüzde popülerliği gittikçe artan biride antakya biberi. Bu biber diğer adıyla samandağ biberi artık hazır bir hap formunda da piyasada satılmaktadır. Tabiki bu bierin kendisini tüketmek daha sağlıklı ve faydalıdır. Ama en azından hap formunda kullanılacaksada içerisinde katkı maddesi bulunmayan tamamen doğal bitkisel olanlarından kullanmakta fayda vardır.
Nar ve Faydaları
Narın Faydaları ve Zararları
Narda yüksek oranda güçlü antioksidan maddeler bulunur. Nar suyunun kanın antioksidan özelliği, yeşil çaya göre daha fazladır. 1 bardak nar suyu 10 bardak yeşil çayın içerdiği antioksidan maddesini içerir.
Nar’daki Bileşenler:
• Ellagic asit
• Antosiyaninler
• Tanenler
• Flavonollar
Nar’da aynı zamanda B vitaminleri, C vitamini, fosfor, demir, çinko, sodyum, magnezyum ve potasyum gibi vitamin ve mineraller bulunur.
Narın ve Nar Suyunun Faydaları Nelerdir?
• Narın meyve, meyve kabuğu, dal ve kök kabukları farklı içerikleriyle farklı alanlarda kullanılabilir .
• Nar suyundaki yüksek antioksidan oldukça etkilidir ve de kalp ve dolaşım sistemi üzerinde olumlu etkilere sahiptir.
• Nar suyunun damar sertliğine karşı olan etkisinin kötü kolesterolün oksitlenerek daha zararlı biçimi olan VLDL’ye dönüşmesini engellemesiyle meydana geldiği belirtilmektedir.
• Nardaki vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar kalp sağlığını koruyucu etki gösterir. Kötü kolesterolü düşürücü özelliğiyle LDL’nin damar çeperini delip duvara yerleşmesini ve tıkanıklıklar meydana getirmesini engeller , damar sertliğine karşı korur ve damar elastikiyetini artırır. Kan basıncını yükselten ACE adı verilen enzimi baskılayarak kan basıncının düşürülmesine yardımcı olur.
• American Journal of Cardiology 2008 Eylül sayısında yayınlanan bir çalışmaya göre nar koroner kalp hastalığı ve yüksek tansiyon hastalarına yardımcı olabilir.
• 2009 yılında John Hopkins Tıp Merkezi tarafından yapılan araştırmaya göre nar suyu koroner arterlerde aterosklerozun ilerlemesini yavaşlatabilir.
• Nar suyunun anti-kanser etkisi polifenolik bileşiklerden kaynaklanır. Kansere karşı etkili olan kısmı narın çekirdeğidir. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda konjuge linolenik asit açısından zengin çekirdek yağının kolon, prostat, göğüs kanserine karşı etkili olabileceği gözlemlenmiştir.
• Nar çekirdeklerindeki konjuge linoleik asitin kolon kanseri ve damar sertliği riskini düşürebileceği hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde görülmüştür.
• Narda bulunan antisiyanidin, siyanidin, ellajik asit gibi antioksidan maddelerin östrojen hormonu sentezlenmesini engelleyici etkisiyle, göğüs kanseri hücrelerinin üremesine karşı etkili olduğunu gösteren araştırma tespitleri vardır.
• University of Michigan Health System’in bir raporuna göre nar suyu prostat kanser hücrelerinin ilerlemesini yavaşlatabilir.
• Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre nar suyundaki bileşikler kanser hücrelerinin ilerlemesine engellemekte ve prostat kanserinin metastazına yol açan bir kimyasalın etkisini azaltmaktadır.
• Prostat kanseri ameliyatından sonra kanser yeniden ortaya çıktığında erkeklik hormonu olan testesteronun seviyesi azaltılmaya çalışılır. Çünkü kanserli hücreler yayılmak için bu hormona gereksinim duyarlar. Fakat zamanla kanser, hormonu baskı altına alan bu tedaviye karşı bir yol buluyor ve yeniden yayılmaya başlıyor.
• Martins-Green biyoloji laboratuarında yapılan araştırmaya göre nar suyuyla tedavi edilen tümörlü hücrelerin parçalanmasının ve yayılmasının daha az bir olasılık olduğunu tespiti yapılmıştır. Araştırmacılar nar suyunun içerisindeki bileşikleri daha da güçlendirerek prostat kanserinin yayılmasına karşı etkili bir ilaç üretebilmek için çalışıyorlar.
• Araştırmacılar nar suyunun prostat kanserinin kemiğe sıçramasına neden olan bir proteinin işlevini kısıtladığını da belirtiyorlar.
• İskoçya’daki Queen Margaret Üniversitesince yapılan araştırmaya göre her gün nar suyu içimi kan basıncını ve stres hormonlarının çalışmasını azaltmaktadır.
• Nar kabuğu bağırsaklarda ishale sebebiyet veren mikroorganizma üzerinde etkisini göstermesinin yanında astrenjan etkisiyle de ishalin tedavisinde faydalı olmaktadır. Nar kabuğu gallotanen tipi polifenolik bileşikler açısından yüksek içeriğe sahiptir. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar bağırsak enfeksiyonlarına ve boğaz enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Gargara biçiminde kullanımı boğaz enfeksiyonunun tedavisine yardımcı olur.
• Nar ağacının dal ve kök kabukları ise tenya düşürücü amaçlı kullanılmaktadır.
• Antioksidan özellik nar suyu ve çekirdekleri yanında meyvenin kabuklarında da bulunur. Kabuklardaki antioksidan etki nar suyundan daha fazladır. Bu yüzden kurutulmuş kabuklar çay şeklinde hazırlanıp içilmektedir. Ancak kabuktaki bazı maddeler nedeniyle çok fazla tüketilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Zeytin Yaprağı ve Faydaları
Zeytin Yaprağının Faydaları. Yüzden fazla madde içeren zeytin yaprağındaki en etkili madde Oleuropein‘ dir. Zeytin yapraklarında yer alan oleuropein, zeytin ağacını zararlılara ve hastalıklara karşı koruyucu etki göstererek binlerce sene ayakta kalmasını sağlamaktadır. Oleuropein maddesi en kolay ve bolca zeytin yaprağından elde edilir.
Zeytin yaprağında, Oleuropein adlı polifenolik antioksidan ve Rutin, Apigenin, Luteolin gibi flavonoidler bulunur.
Zeytin Yaprağı Faydaları
• Zeytin yaprağının tıbbi etkileri oleuropein ve diğer fenolik bileşiklerin sinerjik etkileri sonucu oluşmaktadır.
• Zeytin yaprağındaki oleuropein ve bozunma ürünü hidroksitirozol güçlü antioksidan etkiye sahiptir. Yapılan çalışmalar özellikle kalp-damar rahatsızlıklarına önemli işlevi olduğunu göstermektedir. Tansiyon ve kolesterol düşürücü, ayrıca kan sulandırıcı etkinliği bilimsel olarak gösterilmiştir.
• Zeytin yaprağındaki kalsiyum elenolate, virüs, bakteri ve mantarları öldürme özelliğine sahiptir.
• Oleuropeinin içeriğinde yer alan elenolik asit ve oleuropein türevi olan kalsiyum elenolat farklı mikroorganizma gruplarına karşı etkilidir. Oleuropein vücutta iki enzim tarafından elenolik aside dönüştürülür. Elenolik asitin güçlü antimikrobiyal etkisi vardır.
• Zeytin yapraklarındaki oleuropein ve hidrolizleri, antibiyotiklere karşı direnç kazanmış mikroorganizmalar üzerinde etkili bir bileşendir.
• Laboratuvar çalışmalarında, zeytin yaprağı ekstresinin E. coli, Staphylococcus aureus ve gibi Candida albicans gibi mikroorganizmalara karşı etkisinin olduğu görülmüştür. Zeytin yaprağı aynı zamanda hayvan ve in vitro çalışmalarda antiviral aktivite göstermiştir.
• 2003 yılında Mycoses”de yayınlanan bir laboratuvar çalışmasına göre zeytin yaprağı ekstresi 24 saat içinde Candida albicans’a karşı etki göstermiştir. Candida albicans vajinal mantar enfeksiyonlarına yol açan yaygın bir mantardır.
• Phytomedicine 2010 Ekim sayısında yer alan araştırma sonucuna göre zeytin yaprağı ekstresi tansiyon düşürücü bir ilaç gibi etkili olmuştur. Sekiz hafta boyunca günde 2 defa 500 mg zeytin yaprağı ekstresi kullanılmıştır.
• Bir klinik çalışmada özel olarak hazırlanan zeytin yaprağı ekstresinin birinci kademe yüksek tansiyon hastalarında etkinliği, reçeteli bir ilaç olan kaptopril ile karşılaştırılmıştır. 2 ay boyunca hastaların yarısına kaptopril diğer yarısına zeytin yaprağı ekstresi verilmiş ve süre sonunda sistolik ve diastolik kan basıncının kaptopril verilen grup kadar etkili bir şekilde azaldığı tespit edilmiştir. Aynı çalışmada zeytin yaprağı ekstresinin LDL kolesterolde yaklaşık %20 bir azalma sağladığı görülmüştür. Zeytin yaprağının kolesterolü azaltıcı etkisi içindeki Oleuropein’den kaynaklanmaktadır.
• Bazı araştırmalarda elde edilen bulgular zeytin yaprağı ekstresinin multipl skleroz ve sinir dejenerasyonu ile ilgili sorunlarda yararlı olabileceğini göstermektedir. Clinical Nutrition 2010 Haziran sayısında yayınlanan araştırmaya göre zeytin yaprağı ekstresi farelerde sinir hasarının derecesini azaltmıştır.
• Hayvanlar üzerinde yapılan deneysel çalışmalar zeytin yaprağı ekstresinin kan şekeri seviyesini azalttığını gösteriyor. Zeytin yaprağının aktif bileşeni olan oleuropein, diyabet ile ilişkili oksidatif stresi azaltabilir.
• Oleuropein için Amerka’ da herpes ve hepatit gibi viral hastalıklara karşı patent alınmıştır.
Zeytin Yaprağı Çayı Nasıl Yapılır?
Bir yemek kaşığı kıyılmış kuru zeytin yaprağının üzerine bir bardak kaynar su döküldükten sonra üstü kapalı olacak şekilde 10 dakika kadar demlenir ve süzülür. Günde 2 – 3 defa içebilir.
Zeytin Yaprağı Ekstraktı
Kesin bir dozaj önerisi için klinik çalışmalar olmamakla birlikte zeytin yaprağı ekstresinin antibakteriyel ve bağışıklığı arttırı etkisi için günde 250 mg – 500 mg kapsüllerin 1-3 kez alımı öneriliyor.
% 20 Oleuropein içerecek şekilde standardize edilmiş olan ürünler tercih edilmeli.
Zeytin Yaprağı Zararları Var mı?
Kan inceltici, tansiyon ve şeker düşürücü ilaç kullananlar doktora danışmalıdır.
Hamilelik ve emzirme döneminde doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanım halinde yasal haklar talep edilecektir : http://www.beslenmedestegi.com/bitkisel-ilaclar/zeytin-yapraginin-faydalari#ixzz1eR27TVC7
Sağlıklı Vejeteryen Diyeti
İyi ve sağlıklı bir vejetaryen diyeti sebze, meyve, baklagiller ve tam tahıllılar içerirse vücut için yararlı olur ve kanser, hipertansiyon, koroner kalp hastalığı ve obezite gibi bazı hastalıklara karşı koruma sağladığı gibi aynı zamanda sağlıklı kilo vermeye de yardımcı olur. Ama diyetinizi iyi bir şekilde planlamadıysanız vitamin ve mineral eksiklikleri yaşayabilirsiniz bu yüzden dengeli bir diyet yapmalısınız.
Çinko, demir, kalsiyum, protein, D ve B12 vitaminlerinin diyette yer alması çok önemlidir.
Çinko
18 mg’ ı geçmemek şartıyla çinko besin takviyesi alabilirsiniz. Çinko içeren doğal besin kaynakları kabuklu deniz ürünleri, baklagiller, kuru yemiş ve tam tahıllı gıdalardır. Çinko bağışıklık sistemi hücrelerinin gelişmesi için önemlidir.
Demir
Demir içeren gıdalar ıspanak, kuru meyveler, baklagiller, tam tahıllılar ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Demir içeren gıdalar yerken hazmetmeyi kolaylaştırmak için C vitamini de alın.
Kalsiyum
Kalsiyum içeren gıdalar Asya’ya ait sebzeler, süt ürünleri, meyve suları, ıspanak, brokoli ve soya ürünleridir.
Protein
Bitki proteinleri vejetaryenlere gerekli proteini sağlar. Bol bol sebze, tam tahıllılar soya ürünleri ve kuru yemiş yiyerek protein alabilirsiniz. Protein yıpranan dokuların tamir edilmesini sağlar.
D vitamini
Güneş ışığı yoluyla D vitamini alabilirsiniz. Günlük olarak yürüyüş yapın ve yumurta, balık ve süt gibi ürünler tüketin.
Aksöğüt Kabuğu
Aksöğüt, Avrupa ağırlıklı olmak üzere, Orta ve Güneydoğu Asya , ABD’de yetişmekte olan 20-30 metreye kadar ulaşan aslında ASPİRİN olarak bildiğimiz ağrı kesici ve ateş düşürücünün de çıkış noktası olan bir ağaç türüdür. Aksöğüt kabuğu içerdiği asit türleri sayesinde sindirim sistemini düzenler ve hareketlendirerek, sindirim tembelliğini önler.
Ender Saraç’tan Metabolizma Canlandırıcı Tere Tohumu Kürü
Tere tohumu belirli bir süre sabah aç karnına kullanıldığında başta tiroid hormonu olmak üzere genelde metabolizmayı uyarıcı bir etki gösterebilir ve metabolizmanın canlanmasına yardımcı olabilir.
Tere tohumları ,yaklaşık susam çekirdeği ebatlarında ama daha koyu parlak kırmızı renktedir. Tere tohumunu aktif troid rahatsızlığı olanların kullanmasını önermem. Ama troidi yavaş çalışan pek çok kişinin verdiğim önerilere göre bilinçli kullanıldığında daha rahat kilo verdirdiğini gözlemledim.
Tabii ki tere tohumu tek başına zayıflama için bir mucize değildir, asla öyle algılanmamalıdır. Fakat bazı durumlarda ek bir yardım sağlayabilir. Bazı firmalar tere tohumunun haplarını da piyasaya çıkarmışlar. Ancak fiyatları bana biraz yüksek geldi.
Tere tohumunun tadı şiddetli buruk acıdır.Çekirdek halinde değil de öğütülmüş olarak almak daha uygundur.
Püf noktası:
Tere tohumunu balla karıştırın.Üzerine sıcak su için
Tere tohumunu , tadı çok buruk olduğundan 1 veya 2 küçük kahve kaşığı iyi,kaliteli bir balla karıştırıp yerek daha uygun olur.Tere tohumunu sabah aç karnına yuttuktan sonra üzerine bir fincan da sıçak su içmek etkisini arttırarak emilimine yardımcı olur.
Tere tohumu ülkemizde yetişen,pahalı olmayan,doğal bir bitkidir. Tere tohumu kadar olmasa da yeşil,taze tere yapraklarının da kısmen canlandırıcı etkisi olabilir.
Önemli Uyarı:Aktif mide ülseri,kanaması,ve mide rahatsızlığı olanlara tere tohumunun buruk acı tadı daha da rahatsız edici gelebilir.Bu kişilerin tere tohumunu dikkatli kullanmasını öneririm
Güney Afrika Hoodia Gordonii Bitkisi
Eğer şu ana kadar Hoodia Gordonii Bitkisi hakkında hiçbir şey duymadıysanız, hazırlanın.Çünkü bundan sonra oldukça fazla duyacaksınız.
Hoodia Gordonii doğal bir iştah kesicidir. Her ne kadar bu bitki üzerinde son 30 yıldır çalışma yapılmakta olsa da, dünya ile tanıştırılması sadece 2004 yılında başlamıştır. Obeziteye karşı savaşta kullanılan doğal ürünlerin içinde en güçlü olanıdır. Güney Afrika’ da Kalahari Çölü’nde yetişmekte olan kaktüs görüntülü bir bitkidir. Hoodia, bu bitkinin genel adı olmakla birlikte bu isim altında çok fazla çeşidi bulunmakta, ancak sadece GORDONII çeşidi iştahın kesilmesini sağlamakta ve açlığa dur demektedir. Bölge halkı da yıllardır bu bitkiyi çölde ava çıktıklarında bu amaçla kullanmaktadır.
Hoodia Gordonii, salgı yolu ile beyine gönderdiği sinyallerle insana yemek yemiş ya da aç değilmiş etkisini vermektedir. Şu ana kadar yapılmış binlerce deneyde hiçbir yan etkisi saptanmamıştır.
Sağlıklı ve formda kalmak için en iyi besinler
Formda kalmak için egzersiz yapmanın önemli olduğunu hep söylenir ancak egzersizden beklediğiniz en iyi sonucu alabilmek için sağlıklı beslenmeniz de gerekiyor
Vücudunuzu doğru beslerseniz egzersiz sonrasındaki gücünüz daha da artar ve kas yapımında hızlı yol alabilirsiniz.
1-Yulaf: Antrenman sırasında kaslarınızı verimli çalıştırmak ama çabuk yorulmamak istiyorsanız, karbonhidratlar en yakın arkadaşlarınız olacaktır. Karbonhidratlar, vücudumuza glikoz sağlar. Bunları kaslarınızın akaryakıtı gibi düşünebilirsiniz. Fakat nasıl farklı benzin sınıflandırması varsa karbonhidratlarda da durum aynı, tüm karbonhidratlar eşit etki göstermez. Yavaş sindirilen gruptakiler (tam tahıllardan gelen kompleks karbonhidratlar) kan şekerini belli bir dengede tutup enerjinizi yüksek tutar. Yulaf, bu anlamda en iyi besin. Yulafta betaglukan isimli suda çözünebilen lif var. Bu lif, yavaş sindirildiği için antrenman sırasında kan şekerini kontrol etmenize yardımcı olur. Maksimum fayda için tam yulafı tercih etmenizi öneriyorum. Basit karbonhidratlarsa egzersiz öncesi iyi seçimler değil.
2-Kahve: Spordan bir saat önce içilen 350 ml. kahve, antrenmanın daha uzun sürmesini ve dayanıklılığı artırıyor, ayrıca egzersiz bağlı ağrıları da azaltıyor. Erkekler üzerinde, 2009 yılında küçük çapta yapılan bir çalışmaya göre, bisiklete binmeden bir saat önce yüksek kafein alan erkekler, almayanlara oranla daha az kas ağrısı çekti. Kafeinin, vücudunuzdan su kaybettireceğinizi düşünüyorsanız, kaygılanmanıza gerek yok, beraberinde su içerseniz sorun olmaz.
3-İstiridye: Demir yüklü bu besin, tüm vücudumuza oksijen taşıyan hemoglobinin yapımında görev alır. Antrenman sırasında enerjinizi yüksek tutmak istiyorsanız yeterli demir alımına çok dikkat etmelisiniz. Kaslarınız çalışırken yeterli oksijen alamazsa laktik asit ortaya çıkar, böylece çok çabuk yorulursunuz ve fiziksel aktivitelerde maksimum performansa ulaşmanız mümkün olmaz. Sadece altı orta boy istiridye, kadınların günlük demir ihtiyacının yüzde 20’sini, erkeklerinse demir ihtiyacının yüzde 50’sini karşılar.
4-Badem: Çok iyi bir antioksidan kaynağı olmakla birlikte flavonoidler, fenolik asit ve immün sistemi destekleyen E vitamini bakımından zengin. Bu öğelerin hepsi vücudu serbest radikallere karşı korur. Bir araştırmaya göre, yemek öncesinde günde 60 adet badem tüketen bisikletçilerin antioksidan alımları yüzde 43 daha yüksek.
5-Kuru üzüm: Enerji barlarını bir süre kenara koyup, elinize küçük bir paket doğal kuru üzüm alın. Kuru üzüm, en pratik enerji sağlayıcınız olacaktır. Spor sırasında enerjiyi yükseltici karbonhidrat, potasyum ve demir içerir. Potasyum, doğal olarak sıvı dengesini sağlayıp, dehidratasyonu (su kaybını) engeller ve böylece kas kramplarını da ortadan kaldırır.
6-Su: Bir saat ya da daha uzun süre egzersiz yapacaksanız veya fazla terliyorsanız, su vücudunuz için muhteşem bir içecektir. Vücudunuz için yeterli sıvı alınıp alınmadığını bilmenin en kolay yolu; egzersiz öncesi ve sonrası tartılmak. Kaybettiğiniz her yarım kilo için 2-3 bardak su içmeniz gerekir.
7-Lor peyniri ve bal: Egzersiz sonrası kaslarınız, onarım ve yeniden yapım için proteine ihtiyaç duyar. Süt kesiği olarak da adlandırılan lor peyniri, oldukça zengin protein içeriğiyle size çok uygun. Yanına birazcık da çabuk sindirilen karbonhidrat olan balı eklerseniz kaslarınız bu harika ara öğünler karşısında daha çabuk kendini toparlayacaktır. Bir çalışmaya göre, ağır egzersizlerden sonra bal tüketilmesi, yorgun kasların daha hızlı çalışmasına sağlıyor. Ve kasların daha hızlı toparlanmasına yardımcı oluyor.
8-Somon: 85 gr. somon tüketerek, 22 gr. yüksek kalitede protein ve daha da önemlisi omega-3 elde edebilirsiniz. Somon aynı zamanda doğal D vitamini kaynağı. D vitamini özellikle kas yapımı için oldukça önemli. Vücuttaki düşük D vitamin seviyeleri, kasların dayanıklılığını azaltır.
9-Domates suyu: Eğer bir saat veya üzerinde spor yapıyor ya da koşuyorsanız, sadece sıvı kaybetmiyorsunuz aynı zamanda terle birlikte vücudunuzdan sodyum ve potasyum gibi elektrolitlerde gidiyor. Bu elektrolitleri, sporcu içecekleriyle veya bir bardak domates suyuyla yerine koyabilirsiniz. 240 ml. domates suyuyla standart sporcu içeceklerinden alacağınız sodyumu 6.5, potasyumuysa 15 kez daha fazla alabilirsiniz.
10-Zencefil: Tüm egzersiz çalışmalarınız kas ağrısıyla mı sonuçlanıyor? Bu durumda ilaçlara başvurmak yerine zencefili kullanmayı deneyin. 2010 yılında ağrı üzerine yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre zencefil tüketimi, güçlü anti-enflamatuvar etkisiyle egzersiz sonrası kas ağrılarını azaltıcı etki gösteriyor. Eklemlerdeki katılığı ve şişkinliği azaltıyor. Baskın bir tada sahip olduğu için taze zencefili havuç ve elmayla katı presten geçirip içine tarçın, pekmez ekleyerek de tüketebilirsiniz.
Dilara Koçak
Kalori yaktıran bitkiler “Limon”
En etkili kalori yaktıran bitkilerden biri limondur, bunu zayıflamaya yardımcı olacak şekilde kullanmak için sabahları bir bardak suya tam bir limonu sıkarak içebilirsiniz. Bu şekilde günde bir kez içeceğiniz limon suyu yağların yakılmasına yardımcı olacağı gibi metabolizmayıda hızlandırır.
